23 Şubat 2017 Perşembe

Biraz kitap, biraz resim ve detaylar

Güneşli bir Dubai sabahına uyandım bugün. Günlerdir kasvetli bir hava söz konusu. Geçen hafta kum fırtınası, bu hafta ise kuru bir esinti. Ona yağmur diyebilirsek ara ara çiseliyor bir iki damla yüzünüze. Ne soğuktan soğuk, ne sıcaktan sıcak. Ortasında sıkışıp kalmışız. Buranın kışıda böyle oluyor işte. 

Dün akşam yemekten sonra kendime şöyle güzel, normalden biraz daha şekerli bir Türk kahvesi yaptım. Fonda TRT müzik "Sıra gecesi" programından türküler çalıyor. Çektiğim fotoğrafları düzenlemeye başladım. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamamışım. Saate baktığımda 11'e geliyordu. Bilgisayarı kapattım. Kahvenin etkisi olsa gerek uykum kaçtı. Biraz televizyon izledikten sonra gözüm kitabıma takıldı. Onu aldım elime başladım okumaya. Telefona baktığımda saat üç olmuştu. 

Bu arada Teoman'ın şarkısına bir gönderme yapmadan olmaz.

Saat 03:00 olmuş,soğuktan deniz donmuş,
Balıklar kıyılara vurmuş.
Küçük bir kar tanesi,onca yolu uçmuş,
Sonunda tam dilimin ucuna konmuş.


Kitabımın bitmesine elli sayfa kala bedenim uykuya teslim oldu. Aklım Frida'da uykuya daldım. Sabah uyanıp, kahvaltı faslından sonra okumaya kaldığım yerden devam ettim ve yaklaşık 20 dakika önce kitabı bitirdim. Aslında aylar öncesinden bitirmem gerekirdi. Araya başka kitaplar girdi. Çoklu okumaları sevdiğimden olsa gerek yarım kalanları bitirmeden, yenilerine başlamak hatta yeni başladıklarımı önce bitirmek zaman zaman yaptığım bir şey. 

Frida Kahlo'ya gelirsek. Evde 2002 yılına ait onun hayatını anlatan bir film vardı. Sürekli gözüme çarpıyordu. Ama oturup izlemedim. Başrollerini Salma Hayek ve Alfred Molina canlandırıyor. Afişi ise her zaman ilgimi çekmiştir. Kahlo'nun 1939 yılında yaptığı "İki Frida" tablosundan esinlenilmiş belli. Everest yayınlarından okuduğum bu kitap, unutulmayan kadınlar serisinden yalnızca bir tanesi. Yazılarımdan birinde hayatımda bana örnek olan, yön veren güçlü erkeklerden bahsetmiştim. Güçlü erkekler kadar güçlü kadınlarıda severim. Bu kadınlar sadece ailemde olmak zorunda değil. Okuduklarımda, izlediklerimde, ressamlarda ya da şairler arasında olabilir. Frida Kahlo'da onlardan biri. Ressam kimliği dışında, küçük yaşta geçirdiği o dehşet kazadan sonra hayata ne olursa olsun bağlanması ve bütün olumsuzluklara rağmen hep yeniden, yeniden başlaması beni derinden etkiledi. Kendisi hakkında az çok fikirlerim vardı elbette fakat bir insanın hayatını okumak başka tabi. 




Konu resim üzerine olunca sanırım içime iyice işledi. Çünkü resim hayatımda açık bir yaradır her zaman. Pişmanlığımdır, keşkelerimden biridir. Sadece fırçalarımı ve tuvalimi bırakmadım. Yeteneğimde onlarla birlikte yitip gitti. Küçük yaşta başladığım bu serüveni devam ettirebilirdim. Profesyonel anlamda olmasa bile. Lise sınavlarına hazırlanan, çok sevdiği resim kursu kapanan ve bu nedenle kendini renklerin dünyasından iten bir kızdım. Şimdiki aklım olsa (büyüdükçe bu sözü daha sık kullanmaya başlıyorum) odamda ufak yeri kendime ayırır, babamdan bir şövale isterdim. O dünyadan hiç kopmazdım. Belki ileride bu düşüncemi evime taşır, yeniden renklerin dünyasına kendimi kaptırırım. Kim bilir...

Kitap ancak bu iki kelime ile özetlenebilirdi.

"Aşk ve Acı"


Eşi Diego Rivera'ya aşkı, resim yapmaya olan aşkı, ailesine duyduğu aşkı, Meksika aşkı.

Kazadan kalan izlerin hayat boyu yakasını bırakmamasından kaynaklı fiziksel acı, kazadan kalan izlerin hayat boyu yakasını bırakmamasından kaynaklı mental acı. 

ve altını çizdiklerim:

"İnsan, sürekli hem kendi düşüncesini hem de başkalarının düşüncelerini derinleştirmenin yollarını aramalı. Bu, yaşamı anlamanın anahtarıdır. İnsan, anlamaya çalışmadan, kimi sorulara yanıt bulmak için çaba göstermeden yaşayamaz."

"Yaşamlarına bir anlam vermeyi bilmeyen ve sizinkilere zarar vermeye çalışarak daha da alçalan insanların, kendilerine özgüçlerini başkalarını küçük düşürüme yoluyla elde edecekleri öğrenilmiş düş gücü ve oyun fukarası çocukların bu türden kırıcı davranışları bana dokunmaz oldu... Oysa gerçek güçlülük, güçsüzlük maskesi taşır; bir rahatlık, neredeyse bir lükstür bu."

"Kendi portremi resmediyorum çünkü çoğunlukla yalnızım, çünkü en iyi tanıdığım insanım."




1 yorum :

  1. Merhaba! :) Blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Sizide kendi bloguma beklerim. 💎 www.nurundelidolublogu.tk 💎

    YanıtlaSil

Copyright © 2014 Hayatımdan Seçtiklerim

Distributed By Blogger Templates | Designed By Darmowe dodatki na blogi